Almanya’da iş bulmak, ülkenin yaklaşık 1.2 milyon nitelikli insan gücü açığı olduğu düşünüldüğünde, özellikle vasıflı adaylar için önemli bir fırsat. Ancak bu süreçte, doğru kaynakları kullanmak, dil becerilerinin önemini anlamak ve akıllıca bir arama stratejisi izlemek başarı şansını büyük ölçüde artırıyor. Ama işin sırrı sadece açık pozisyonlarda değil; nasıl aradığınızda, hangi kaynakları kullandığınızda ve Almanca bilginizde gizli.
İşe nereden başlanır derseniz, hem devlet destekli hem de özel birçok platform var. Özellikle yolun başındaysanız, ilk etapta resmi kaynaklara yönelmek daha güvenli oluyor. Almanya’nın resmi iş bulma kurumu olan Bundesagentur für Arbeit’ın sunduğu Jobbörse, her türlü iş ve eğitim yeri için ücretsiz bir kaynak. Bir de İngilizce destekli ‘Make it in Germany’ portalı var. Burada iş ilanlarından vize bilgilerine kadar birçok bilgiye ulaşmak mümkün.
Daha genel sitelere geçecek olursak, StepStone.de ve Indeed.de gibi platformlar Almanya’da en çok bilinenler arasında. Farklı sektörlerden binlerce ilanı bu sitelerde bulabiliyorsunuz. LinkedIn zaten uluslararası alanda oldukça biliniyor, ama Almanya’da Xing de sık kullanılıyor. Bu ağlar, işverenlerle doğrudan bağlantıya geçmek için oldukça etkili.
İŞ ARARKEN NELERE DİKKAT ETMELİ
En sık yapılan hatalardan biri, ne kadar çok başvuru yaparsam o kadar şansım artar düşüncesi. Ama bu her zaman işe yaramıyor. Uzmanların önerisi şu: Az ama öz başvuru. Haftada 3-5 özenli ve pozisyona özel hazırlanmış başvuru, onlarca ‘kopyala-yapıştır’ başvurudan çok daha etkili oluyor.
Ayrıca aradığınız işle ilgili doğru kelimeleri bilmek önemli. Almanya Federal İş Kurumu’nun sunduğu Berufenet sitesi, meslek unvanları ve anahtar kelimeleri öğrenmek için oldukça faydalı. Bir diğer ipucu da sadece büyük şirketlere değil, Almanya’nın bel kemiğini oluşturan orta ölçekli ve niş firmalara da yönelmek.
ALMANCA OLMADAN ZOR
Almanya’da iş bulmanın belki de en kilit noktası: Almanca bilmek. Çünkü çoğu yerde günlük iletişim dili Almanca. Mesleğinizde ne kadar iyi olursanız olun, dili bilmeden iş bulmak neredeyse imkânsız. O yüzden Almanya’ya gelmeden önce en azından temel seviyede dil öğrenmek büyük avantaj sağlar.
A1 ya da A2 gibi temel seviyelerle gelenler genelde doğrudan kendi mesleklerinde değil, depo, lojistik gibi alan dışı işlerde başlıyor. Ama bu kötü bir şey değil; birçok kişi bu yolla gelip bir yandan dilini geliştirip, sonradan kendi alanına geçiş yapıyor.
VİZE İÇİN SÖZLEŞME ŞART
İş bulmak güzel, ama sözleşme olmadan vize başvurusu yapılamıyor. Ve burada maaş konusu devreye giriyor. Örneğin, bekar biri için yeterli görülen bir maaş, eşi ve çocukları olan bir kişi için vize onayı almaya yetmeyebilir. Yani maaş teklifiniz, aile durumunuza göre belirlenen asgari gelir düzeyini karşılamalı.
Bu yüzden bazı danışman firmalar, ilk etapta bekar statüsüyle gelip, işe başladıktan sonra maaş artışı alarak ailesini getirmeyi bir seçenek olarak sunuyor. Almanya’ya gelişte en yaygın iki vize türü: ‘İş Arama Vizesi’ ve bir iş sözleşmesiyle başvuru yapılan ‘Çalışma Vizesi’.
DANIŞMANLIK FİRMANIZI DİKKATLİ SEÇİN
Almanya’ya gelmek isteyenlere yardımcı olduğunu söyleyen birçok danışmanlık firması var. Bu firmalar özgeçmişinizi işverenlere sunmak, görüşmeler ayarlamak ve vize sürecinde yardımcı olmak gibi hizmetler veriyor. Ancak burada da dikkatli olmak lazım. Gerçek dışı vaatler, uzun bekleme süreleri ve şeffaf olmayan ücret politikaları, ne yazık ki sıkça karşılaşılan sorunlardan.
Almanya’da iş ve sözleşme bulma süreci sabır, planlama ve bolca araştırma gerektiriyor. Dil bilginiz, kaynakları nasıl kullandığınız ve stratejiniz belirleyici oluyor. Gerçekçi beklentilerle yola çıkarsanız, bu süreci başarılı bir şekilde tamamlamanız hiç de uzak bir ihtimal değil.