Haber: Almanya’nın 2026 Vizyonu: Nitelikli İşgücü Bekleniyor

Almanya'nın 2026 vizyonu belli oldu...

Yazar: Editor

Almanya’nın 2026 vizyonu, göç politikasında net bir çatallanmayı işaret ediyor. Bir tarafta nitelikli işgücü için daha geniş yasal yollar açılıyor. Diğer tarafta düzensiz göç ve iltica yollarına yönelik tarihi denilebilecek ölçüde sıkı tedbirler devreye giriyor.

Avrupa Birliği’nde (AB) yürürlüğe girecek kapsamlı Ortak Avrupa İltica Sistemi (GEAS) reformlarını şekillendirmede Almanya kilit rol oynuyor. Diğer yandan da kendi yasal çerçevesini de güncelliyor. Bu ikili strateji, Almanya’yı gelecek yılların göç haritasında nasıl konumlandıracağının ipuçlarını veriyor.

ORTAK GERİ GÖNDERME VE ZORUNLU DAYANIŞMA

AB, göç yönetiminde çığır açan bir reform paketini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu paketin en dikkat çeken unsuru, Birlik tarihinde ilk kez oluşturulacak ortak bir geri gönderme sistemi. Bu sistemle, bir üye devletin aldığı geri gönderme kararı, diğer tüm AB ülkelerinde doğrudan tanınacak ve uygulanabilecek. Almanya, bu sayede dış sınırlarındaki külfetli ulusal kontrollerin yükünü azaltmayı ve kaynaklarını hedefli göç yönetimine kaydırmayı umuyor.

Reformun bir diğer ayağını ise ‘zorunlu dayanışma’ mekanizması oluşturuyor. Göç baskısı altındaki Yunanistan, İtalya, İspanya ve Kıbrıs gibi ülkeler, diğer üye devletlerden sığınmacı kabul ederek veya mali katkı sağlayarak destek görecek. Ayrıca, AB içinde veya dışında kurulması planlanan ‘geri gönderme merkezleri” tartışmalı bir diğer başlık olarak öne çıkıyor.

SINIRLARDA HIZLI PROSEDÜR

Almanya, bu AB reformlarına paralel olarak kendi ulusal mevzuatını da hızla uyumlaştırıyor. Bu kapsamdaki en önemli adımlardan biri, “güvenli menşe ülke” listesinin genişletilmesi ve sınıflandırma prosedürünün basitleştirilmesi. AB uzlaşısıyla, mevcut listeye Cezayir, Fas, Tunus, Mısır, Bangladeş ve Kolombiya gibi ülkelerin eklenmesi gündemde. Ayrıca, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu AB’ye aday ülkelerin de bu kapsamda değerlendirilmesi planlanıyor.

Bu statüdeki bir ülkeden gelen bir sığınmacının başvurusunun kabul edilme olasılığı büyük ölçüde düşerken, işlemleri artık ülkeye sokulmadan sınırda veya transit bölgelerde hızla sonuçlandırılabilecek. Alman İçişleri Bakanlığı, bu sayede bürokrasinin azalacağını, ret kararlarına yapılan itirazların düşeceğini ve böylece yargı yükünün hafifleyeceğini öne sürüyor.

BİYOMETRİK GÖZETİM ARTTI

Göç yönetimindeki bir diğer köklü değişiklik ise teknolojik alanda yaşanıyor. AB’nin biyometrik veri tabanı Eurodac, bir göç veri tabanına dönüştürülüyor. Reformla, veri toplama yaşı 6’ya kadar düşürülüyor ve parmak izinin yanı sıra yüz görüntüsü de zorunlu ikinci bir biyometrik veri olarak toplanacak.

Sistemin kapsamı, düzensiz göçmenler de dahil olmak üzere daha geniş bir kitleyi içerecek şekilde genişletiliyor. Bu genişleme, sistemi iltica odaklı bir araç olmaktan çıkarıp, genel göç yönetimi ve sınır güvenliğinin merkezi bir parçası haline getiriyor.

NİTELİKLİ İŞGÜCÜNE AÇILAN KAPILAR

Tüm bu sıkı uygulamalara rağmen, Almanya’nın stratejisi tek boyutlu değil. Ülke, aynı zamanda nitelikli işgücü açığını kapatmak için yasal göç yollarını sistematik olarak genişletiyor. Mavi Kart (EU Blue Card) kriterlerinin esnetilmesi, Nitelikli İşçi Göçü Kanunu ile asgari gelir şartının kaldırılması ve en yenilikçi adım olarak Şans Karta (Chancenkarte) puan sisteminin devreye girmesi, çalışmak isteyenler için önemli fırsatlar sunuyor. Bu yollar, özellikle mühendislik, sağlık, Bilişim Teknolojileri sektörleri ve kayıtlı mesleklere yönelik fırsatlar sunmaya devam ediyor.

2026, Almanya ve AB için göç politikalarında bir paradigma değişikliği de getirecek. Asıl ayrım çizgisi artık yalnızca göçmen ve sığınmacı arasında değil, yasal, nitelikli ve ihtiyaç duyulan ile düzensiz arasında çekilecek. Almanya, ekonomik çıkarları doğrultusunda ihtiyaç duyduğu işgücünü çekmek için yolları açık tutmaya devam edecek.

Daha Fazlası