1973 yılında Tokat’ın Reşadiye ilçesinde dünyaya gelen Oktay Özdemir, bir çiftçi ve inşaat ustasının emeğiyle, bir annenin fedakârlığıyla büyüdü. Çocukluk yılları İstanbul’un hareketli sokaklarında geçti; ilkokuldan liseye kadar uzanan eğitim hayatı, onun hem çalışkanlığını hem de merakını besleyen bir zemin oluşturdu. Beş kardeşli geniş bir ailede dayanışmayı, sorumluluğu ve üretmenin gururunu erken yaşta öğrendi.
Evli ve iki çocuk babası olan Özdemir, hem Türk hem de Alman vatandaşıdır. Türkçe, Almanca, İngilizce ve Rusça dillerine hâkimdir.
Eğitim hayatı, onu Türkiye sınırlarının ötesine taşıdı. Kuzeydoğu Federal Üniversitesi ve Komrat Devlet Üniversitesi’nde İngilizce öğretmenliği eğitimi aldı. Bu yıllar, ileride yürüteceği uluslararası projelerin sağlam bir temelini oluşturdu. Üniversite sonrası dönemde pazarlama ve uluslararası operasyon yönetimi alanlarında çalıştı; Türkiye ve Rusya arasında ticaret ve eğitim alanlarında köprü kuran görevlerde yer aldı. 2004 yılıyla birlikte, şirketlerin yurtdışı yapılanmalarındaki ihtiyaçlarını yakından gözlemledi: pazar araştırmaları, mağazalaşma süreçleri, tedarik zinciri yönetimi, marka geliştirme, ihracat operasyonları, insan kaynakları, kurumsal yapılandırma… Bu alanlarda doğan ihtiyaçlar, kendi danışmanlık ve teknoloji şirketinin kuruluşuna giden yolu açtı. Dünyanın pek çok köşesinde katıldığı uluslararası fuarlar, eğitimler ve iş seyahatleriyle mesleki rotasını küresel ölçekte çizen Oktay Özdemir, bu süreci turistik keşiflerle de zenginleştirerek vizyonunu genişletti. Kimi zaman bireysel, kimi zaman da çözüm ortaklarıyla birlikte yürüttüğü projeler; onun hem kültürlerarası deneyimini hem de uluslararası iş disiplinini derinleştirerek, profesyonel networkünü çok yönlü bir birikimle harmanlamasını sağladı.
2016’dan sonra Almanya’da yaşamaya karar verdi. Almanya’daki sivil toplum yapılanmalarında gönüllü çalışmalar yürüttü, özellikle engelli bireylerin erişilebilirlik ve toplumsal hayata katılım süreçlerinde aktif rol aldı. Bu faaliyetlerini sosyal sorumluluk çerçevesinde sivil toplum örgütleriyle çalışmalarına devam etmektedir.
Ülkeye yeni gelen göçmenlerin günlük yaşamlarını kurma sürecinde, teknik ve idari aşamaların nasıl işler hâle getirileceği konusunda bilgilendirici destekler sundu. Profesyonel iş hayatında ise konut bulma sürecinden okul kayıtlarına, temel bilgilendirmeden tercüme organizasyonuna kadar uzanan tüm ihtiyaçları sistemli bir yapıya kavuşturmak amacıyla; tercüme, yazılım ve danışmanlık alanlarında faaliyet gösteren Alternativkraft GmbH şirketini kurdu.
Almanya’ya gelmeden önce Türkiye’de geçirdiği yıllarda ise Türkiye’deki şirketi vasıtasıyla yaklaşık dört yüze yakın şirketin gelişim süreçlerine dokundu; kimi zaman kurumların yeniden yapılanmalarında, kimi zaman yurtdışı operasyonlarının planlanmasında, kimi zaman ise seminer ve eğitimlerle ekip gelişimlerinde yer aldı.
Her projede hedefi aynıydı: sürdürülebilir, düzenli ve ölçümlenebilir bir çalışma kültürü oluşturmak. Bugün Almanya’da kurduğu iki şirket, dört ofis ve yaklaşık otuz beş kişilik ekibiyle; yazılım geliştirme, web tasarım, mobil uygulama, yapay zeka uygulamaları, tercüme organizasyonu, medya & prodüksiyon, sosyal medya yönetimi, eğitim ve kariyer danışmanlığı, çağrı merkezi süreçleri ve uluslararası proje yönetimi gibi alanlarda faaliyetlerini sürdürüyor. Yetki belgesi gerektiren tüm konularda; yetki belgesine sahip profesyonellerle ya da konunun uzmanı avukatlarla çalışılmasını ilke edinmiş durumda.
2010 yılında kendisine Retinitis Pigmentosa teşhisi konuldu. Fakat bu durum, hayatındaki ritmi yavaşlatmadı; aksine yeni bir dayanıklılık anlayışı kazandırdı. Braille alfabesini öğrenerek çalışmalarına devam etti. Engelli bireylerin toplumsal hayata katılımını destekleyen “Hand in Hand” platformunun kurucuları arasında yer aldı ve halen aktif olarak çalışmalarını sürdürüyor.
Seyahat etmeyi seven, 50’yi aşkın ülke görmüş bir gezgin. Kitaplara duyduğu sevgi, görme kaybından sonra sesli kitaplarla yeni bir boyut kazandı. Spor ona nefes veren bir alan oldu; buz pateni ve kayak yıllarının ardından bugün yüzme ve kültürel geziler hayatında güçlü bir yer tutuyor.
Ve elbette, hayatına yön veren bir cümlesi var:
“Havada kalan uçak, yolda kalan yolcu yoktur.”
Onun için danışmanlık bir meslekten öte; insanların ön ekine ve kimliklerine bakmaksızın herkesi kucaklayarak, hayat yolculuklarında düzen kurmalarına destek olma sanatıdır.